Ağustos 2010 tarihinde iki ameliyat üst üste geçiren Suezawa hocayı hastanede ziyaret ediyoruz. Bitkin ve hasta birini beklerken, karşınızda her zamanki gibi gür ve neşeli sesiyle genç Suezawa sizi karşılıyor.
Suezawa hoca yeni hastaneden çıktığı için çocuk çalışmalarını bir süreliğine Hakan hoca yürütmüş ..
“Suezawa Sensei ile sabah akşam çift idman yapıyoruz. Belki yorulur diye düşünüyorum ama hoca benden genç… Allah uzun ömürler versin…Başımızdan eksik etmesin..
Birbirinden değişik Türk çocuk oyunlarıyla eğlendik. Daha önceden hiç görmedikleri bu oyunlar ile Türk Kültürünü yekinen tanıma fırsatı buldular… Oyun dünyanın her yerinde çocukların ortak dili..Türkiye’de Japonca sayılar ile ders yapılırken Bunbukan Dojodaki Japon çocuklarıyla Türkçe sayı saydık. Onlar için değişik olan Türk kültürü hakkında ders sonrası sohbetler ettik...
Pazar günleri Veliler ve çocuklar ortak ders yapıyorlar.. Suezawa sensei bu çalışmayı çok önemsiyor. Çocuğun ebeveyni ile ortak bir şeyi paylaşmasının gelecekte kişilik yapısında olumlu etkiler yarattığını söylüyor. Aynı çalışmayı 2010-2011 Aikido eğitim döneminde Uluyama olarak bizlerde yapmayı planlıyoruz.
Hoca’nın dojo( çalışma salonu) ile evi arası yaklasık 10 dk mesafede..İş yeri ise evinin hemen altı.. Dojoya giderken köşedeki dükkanı göstererek( şiş tavuk vb…) bu dükkan nefis yemekler yapar diyor. Tokyo’nun merkez yaşantısından biraz kopuk bir merkezde yaşayan Suezawa Sensei dojoya giderken herkesle selamlaşıyor.. Konuşup, yolun ortasında ameliyat yerini gösteriyor.:)) Hocanın dojosu ( çalışma salonu) tarihi bir salon..Girdiğiniz andan itibaren kokusu ve içeri sinmiş mistik havası sizi etkiliyor. Tavanı ise jo ve bokken( Tahta kılıç) ile delik deşik olmuş..
Sabahları 6:30 dan 9:00 a kadar devam eden ilk çalışmadan sonra salonu akşama kadar kapatmıyor. Bunun nedenini sorduğumda ise ;
“Burası sadece bir dojo..İsteyen girsin çalışsın” diye cevap veriyor. İçerde aslında kıymetli kılıçlar vb… şeyler olmasına karşın bir an için Japonya’da olduğumu hatırlıyorum. Japonya’ya 6.gidişim ve şu ana kadar hiçbir adli vaka- suç görmedim. Nitekim 20 milyon nüfusu olan Tokyo’da – insanların yoğun olduğu yerlerde hırsızlık vb.. suçlara hiç rastlamadım. Polislerde silah yok..Garip ama yok..Bunu sorduğunuzda burada suç olmaz diye cevap veriyorlar. Ne diyelim darısı batılı medeniyetlerin başına.. İnsanların metro-otobüs gibi toplu ulaşım araçlarında birbirlerine karşı gösterdikleri nezaket ise başka bir dip not.. Kesinlikle yüksek sesle konuşan, bir yanındakini rahatsız eden insanları görmeniz mümkün değil. Kısaca insanlarını eğitmişler- Eğmişler….
Derslerden sonra bayan Suezawa’nın birbirinden güzel yemekleri ve kızları Yuko- Mariko’nun Japon kültürünü tanıtmak için çabaları için teşekkür ediyorum.”
Temmuz 2011 de Uluyama olarak 12 öğrencimizi Suezawa Sensei Japonya’ya davet etti.
|