NAGİNATA-JUTSU
Naginata Japon tarihi boyunca yaygın olarak kullanılmış uzun saplı bir mızrak tipidir. Bıçağının metal işçiliği, yapımı ve cilalanması yönünden, samuray kılıcına çok benzer. Sap boyu yaklaşık iki metreyi bulur. Naginatanın ilk kullanılan modellerinin bıçak uzunluğu bir metreye yakındır.Sonraki tipleri ise daha küçük ve az kavislidir. Naginata gerçekten de kullanılması kolay olmayan bir silahtır. Savaşlarda büyük ölçüde yetenek ve dayanıklılık gerektirmiştir. 30-60 cm.lik eğriltilmiş bıçağı, 1,5m.den 2,7m.ye kadar olan meşeden yapılma sapa oturur. Sap ve bıçak boyutlarındaki farklılık kullanıcının tercihine ve savaş şartlarına bağlı olarak değişmiştir.
Çıkış noktası hakkında net bilgi olmamasına rağmen iyi bilinen bir gerçek onun 10 yy.da savaşlarda kullanıldığıdır. Bu yüzyıldan itibaren süvari savaşları büyük önem kazanır. Atlı savaşçıları piyade olarak ok ve kılıçla püskürtmek kolay bir iş değildi. 1180’de başlayan Gempei savaşlarında naginata özellikle savaşçı keşiş “soheilerin” silahı olarak tanınmıştır.
Taira ve Minamoto klanlarının boy ölçüştüğü, 1185’teki savaşlar serisinde naginata özellikle yüksek bir itibar kazandı. Altın çağını yaşayan naginatanın o dönemdeki kullanımı savaşçıların sebep olduğu yaralanmalar yüzünden, diz ve ayak arasını koruyan “sune-ate” ( Kaval kemiğinin önünde yer alan koruyucu) kullanımı başladı.
Naginata, ayrıca kadın savaşçılar tarafından da kullanıldı. Dönemin kadınları hakkında boyun eğmeye hazır oldukları gibi bir önyargı vardı. Gerçekte onlar üst düzeyde eğitilmiş ve naginatanın kullanılışında tam bilgi ve beceri kazanmış, yakın dövüşü de iyi bilen kişilerdi. Bazı samuray kadınlarının savaş alanında başarı sağladığı bilenen bir gerçektir. Savaşın dışında, naginata düşmanı belirli bir uzaklıkta tutma özelliğiyle de bu silahı ayrıcalıklı yapıyordu. Kocaları savaşa gittiğinde ve tarlada çalışırken, kendilerini ve çocuklarını korumak içinde çok işe yarayan bir silahtı. Ateşli silahların değiştirdiği savaş stratejileri, naginatanın kullanım alanını kısırlaştırdı. Özellikle Edo döneminde bayanların ustalaştığı bir silah halini aldı.
Günümüzde Naginata müsabakası olan, 7-70 herkesin yaptığı bir spordur.
Günümüzde Naginata müsabakaları ucunda bambu kamışından, shinai’ler ile yapılır. Özellikle okullarda yaygın olan ve geleneklerini devam ettirme konusunda bu tarz sanatlara önem veren Japonların vazgeçilmez bir disiplin sanatıdır. Diğer disiplin sanatlarında olduğu gibi Klasik Budo okullarından ( Ko-budo) hayat bulmuştur ve halan beslenmektedir. Birçok okulun (Araki Ryu , Tendo Ryu , Jikishinkage ryu , Higo Koryu , Tenshin Shoden ve Katori Shinto Ryu ) teknikleri sistematize edilerek günümüz naginata müsabakaları oluşturulmuştur.
El, ayak bileği ve kafaya yapılan net hamlelerin değerlendirildiği bir maç formuna sahiptir. Net bir vuruş yapan kimse maçı kazanmaktadır. Müsabakalar yan ve bir orta hakem tarafından yönetilmektedir. Kıyasıya geçen maçlarda başarılı olmak için dikkat ve reflekslerin iyi olması gerekiyor. Aynı zamanda hayli uzun olan naginataya hakim olmakta ayrı bir yetenek ister.
Maçlar kenar uzunlukları 12 mt. olan kare bir alan içerisinde gerçekleştirilir. Naginata maçlarında, Men ( kafa), boğaz, Do ( Göğüs) ve kaval kemiğine yapılan net vuruşlara puan verilir. Ayrıca “Ishizuki” adı verilen naginatanın kılıçsız ucu ile de saldırılar yapılmaktadır. Ancak “Ishizuki” ile yapılan tsuki atakları sert ve tehlikeli olabildiğinden, bu vuruşların maçlarda uygulanması yasaktır.
Maçlarda yapılan net 3 vuruşa göre galip belirlenir. Buna ise “Sanbon shobu” kuralı denmektedir. 3 dakika olan maç süresi sonunda “enchou” adı verilen 2 dakikalık uzatmaya geçilir. Şayet bu durumda da beraberlik bozulmaz ise “hantei” denilen hakemlerin bayrak kaldırmasıyla karar verilir. Yani bir naginata maçı en fazla 5 dk içerisinde neticelenir.
Diğer yandan “Engi” denilen kata yarışmaları da yapılmaktadır.
Henüz Türkiye’de tanınmayan Naginata-jutsu’ya dergimiz gelecek sayılarda yer vermeye devam edecektir. Aynı zamanda gelecek günlerde Japonya ile ortaklaşa bir takım organizasyonları da yapmayı planlamaktayız.
BUSHİDO dergisi 3.Sayısından alınmıştır.
|