Dojo Aktiviteler Duyurular Makaleler İletişim Multi Media Basında Biz
Haber Arama:

Anasayfa > Prof Dr.Kadir Arslan

  Tarih : 12.03.2010 Bu yaziyi 236 kişi okudu.   


Uzakdoğu sanatları ve Hiperaktif çocuklar
Toplum sağlığının geliştirilmesi, korunması konusunda çok önemli bir yeri olan fiziksel aktivite, çocukların büyüme ve gelişme sürecinde de hayati bir öneme sahiptir.

 

1. Giriş
Toplum sağlığının geliştirilmesi, korunması konusunda çok önemli bir yeri olan fiziksel aktivite, çocukların büyüme ve gelişme sürecinde de hayati bir öneme sahiptir. Çünkü fiziksel aktivitenin çocuklukta ve yetişkinlikte, psikolojik, fizyolojik ve fiziksel yönden birçok olumlu etkileri olup, yaşamın optimum verimlilikte sürdürülebilmesi için gerekli olan fiziksel uygunluk seviyesinin kazanılmasında önemli yeri vardır. Çocuklar optimum fiziksel uygunluk seviyesini geliştirebilmek için oyun deneyimleri sırasında yeteri kadar geliştirici aktivite yapmamaktadırlar. Bu bakımdan birçok iyi alışkanlıkların erken yaşlarda kazanılması, fiziksel aktivitenin de sağlığın korunması ve devamlılığı için erken yaşlarda bir alışkanlık olarak çocuklara kazandırılmasını gerekli kılar.
 
2. Hiperaktif Çocuklar
Aşırı hareketlilik, fevrilik ve dikkat eksikliği ile karakterize edilen, gelişimsel bir sorun olan duruma “dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” denmektedir. Yukarıda sayılan üç belirtiye her çocukta farklı oranlarda rastlanabilir. Bu çocukların dışarıdan gözlenen ve dikkat çeken davranışları aşırı hareketliliktir. Yaşıtları içinde daha fazla hareketli olmaları nedeniyle hemen ayırt edilirler [2, 5].
Hiperaktif çocuklarda hareketlilik ve dikkat eksikliği, okul çağından önce ve okul çağında belirgin olarak göze çarpar. Derse konsantre olunamadığı ve dikkat eksikliği olduğu için çoğu zaman zekâ normal olmasına rağmen derslerde başarısızlık görülür. Hiperaktif çocuğun ailesinin yönlendirilmesi önemlidir. Ailenin bu türlü bir çocuğu idare etmesi güç olur. Hatta anneler bu konuda oldukça yorgun düşüp sıklıkla yorgunluk belirtileri göstermektedirler. Çocuğun sosyal ilişkileri bozulabilir, arkadaş ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ders başarısızlığı da bu duruma eklenince çocuğun kendine olan özgüveni azalabilir. Bu nedenle ailenin ve çocuğun Psikososyal açıdan desteklenmesi çok önemli bir konudur. Diğer yandan çocuğun okul içerisindeki durumu konusunda öğretmenin yönlendirmesi ve davranışları önemli olmaktadır. Yanlış tutumlar çocukların hareketliliğini daha da artırmakta, mevcut problemlerin çözümünü güçleştirmektedir [3].
 
3. Aikidonun Hiperaktif Çoçuklara Etkisi
Bilindiği gibi felsefe her şeyin üstündedir ve matematiğin bile bir felsefesi vardır. İşte yaşamın felsefesini  en iyi algılayan sanatlardan biri de Aikido’dur. “BAŞKASINI YENMEK BAŞARIDIR, KENDİNİ YENMEK BİLGELİKTİR”. Önemli fakat bir o kadar da ve zor olan kendini tanımak, kendinle savaşmak ve sonuçta kendini aşabilmektir.  Aikido kelime anlamıyla “evrensel enerjiye uyum yolu” demektir. “Ai” uyum, evrensel enerji (Ki enerji) ise bize ve tüm evrene hayat veren enerji (yaşam enerjisi) olarak tanımlanabilir. “Do” yol demektir. Aikido’da amaç; kendinle, karşındakiyle, doğayla ve çevremizdeki her şeyle uyuma girebilmek, uyumsuzluğun getirdiği tüm olumsuzluklardan da uzaklaşabilmektir. Aynı zamanda çok etkili ve güç gerektirmeyen bir savunma sanatıdır [4].
 
Uzak doğu sporlarında 5 ana prensip vardır:
-Nezaket
-Doğruluk
-Sabır
-Nefsi kontrol
-Boyun eğmeyen ruh.
Bu 5 temel öğe, Aikido’nun temel prensipleri olarak da kabul edilir ve bunlar çocuğa aşılanmaya çalışılır.Aikido’da belli seviyedeki bir kişide bu özellikleri muhakkak bulursunuz. Bunlar da hiperaktif çocukların tedavisinde varılması gereken noktalardan birkaçıdır. Aikido bu tür çocukların kendine güvenlerini kazanarak saldırganlıklarını önlemede bir çıkış yolu olabilir. Çünkü çocuklarda saldırganlaşmanın nedeni özgüvenlerinin olmamasıdır. Kendilerine özgüven kazanan çocukların saldırganlıkları azalır, tertipli, düzenli davranmaya, her işi kurallı yapmaya ve başkalarına da aynı saygıyı duymaya başlarlar.
Hiperaktiflik çocukların okul performanslarını önemli derecede olumsuz etkiler. Okulda çocukların oturma biçimleri, toplanma şekilleri tekdüzedir. İtaat edecekler, sessiz olacaklar, genelde kendilerini öğrenmeye odakladıklarından devamlı kontrol altına alınacaklardır. Bu gerçekler Aikido salonu ile okul arasında çocuğun istekleri bakımından çok farklılıklar ortaya çıkartır. Belki öğrenilen materyaller açısından iki yer arasında ( salon ve okul) oldukça farklılıklar vardır. Ancak beceriler kazanma, kazanılan becerileri kaybetmeme, aklı ve zekâyı  çalıştıran pratik uygulamalarbakımından okul ve çevre birbirinin tamamlayıcısıdır.
                Okul ve Aikido salonunda disiplin vardır. Okulda oturarak ders dinlenir, sessiz olunur ve dikkatinizi vermek zorunda kalınarak teorik bilgiler öğrenilir. Aslında salonda da aynıdır. Belli sırada durulur, dikkatli olunur ve söylenen belirli hareketler tekrar edilir. İşte burada bir takım farklar ortaya çıkar. Sınıfta  çocuk düzenli olarak 6–7 saat  olmak zorundadır. Belki ufak kahvaltılar, öğle yemeği veya biraz fiziksel aktiviteler yapabilir. Ancak büyük bölümde hareketsiz ve sessiz olmak zorundadır. Salonda bu ortadan kalkar. Sürekli ufak bölümler halinde hareket ve eylem vardır. Çalışma toplam 30–60 dakika sürer ve her 15 dakikada bir su molası verilir. Bu sık aralıklar çocuğu sıkmaz.
Çocuklardaki “Yapma!” dendikçe aksine davranış biçimi vardır. Aksini yaparak ilgi toplamaya çalışırlar. Aikido’da çocuk bağırır çağırır, hareket ve teknik yapar. Kimse kendisine “Yapma!” demez. Bunları yaptıkça da kimsenin dikkatini çekemez. Çünkü salonda herkes öyle davranıyordur. Dolayısı ile bir süre sonra başkalarının dikkatini çekmek için veya kendisiyle ilgilenilmesi için çok bağırmak veya hareket etmek kendisine saçma gelmeye başlar ve kimsenin dikkatini çekemediğini anlar. Bazen bu çocuklar dikkat çekebilmek için okulun aksine salonda çok sakin dururlar. Çünkü Aikido salonunda bağıran çağıranlar, hareket edenler değil, sakin ve sessiz duran çocuklar dikkat çeker. Teknikleri yaptıkça bir süre sonra enerjisi yetmemeye başlar ve çok çabuk yorulur. Bu nedenle zamanla enerjisini verimli kullanma alışkanlığını mecburen hisseder. Ani hareket yerine yerinde ve zamanında hareket etmeyi öğrenir.
                Hiperaktif çocuklar bazen okulda ciddi problemler çıkarırlar. Dikkatsizlikleri, aşırı hareketleri, plansızlıkları gibi nedenlerle verilen görevleri asla bitiremezler ve ciddi hatalar yaparlar. Sadece kendilerine değil diğer öğrencilere de zarar verirler. Bazen normal bir sınıf içinde bunların davranışlarını kontrol etmek oldukça zordur. Aikido’da çocuklara kendi tercihleri istikametinde teknikler öğretilir. Çocuklar oyun oynar gibi aktivitelere katılırlar. Dizilen ve teknikler yapması istenen çocuklara bir zorlama getirilmez. Usta sporcular önde durur ve kemer derecesine sahiptirler. Çocuk davranışında serbesttir ancak çalıştıkça ve kendi kendisini disipline ettikçe kemer derecesinin artacağına inanır. Kimsenin zorlamasıyla değil kendi kendine hatasız öğrenmenin gerekliliğine inanır. Yapmazsa kimseden azar işitmez, ama iyi yaparsa takdir göreceği şuuruna varır. Zorlama yok ama teşvik vardır. Bu şekilde pozitif, olumlu  davrandıkça övülür ve takdir edilir. Alkışlanır ve kendisinin kemer derecesi yükseltilir [1].
Aikido’da  muhakkak bir partnerle çalışılır. Partneriyle ortak davrandıkça hareketler ve teknikler yapacağının farkına varır. Paylaşmayı ve birlikte olmayı öğrenir. Teknik yapmak için arkadaşının yardımına ihtiyacı olacağından başkalarına muhtaçlığını anlar. Birlikteliğin gücüne varır. Aikido’da sporcuların birbiriyle alçak sesle konuşması esastır. Asla azarlama ve korkutma olmaz. Ancak tekniklerde de sporcular var güçleriyle bağırırlar. Bu son haddine kadar sınırsızdır. Burada bağıran ve çağıran çocuk pek ilgi çekmez. Çünkü herkes bağırmaktadır. Sesten kimse kimseyi duyamaz. Çocuk bağırıp çağırmakla kimsenin dikkatini çekmeyeceğini bilir. Bu dışarısı için de bir alışkanlık haline gelir. Bu davranış biçimleri okulda öğretmenler için özel bir uğraştır. Yani bu hiperaktif çocuklar için özel sınıflar ve özel ilgi gerekir. Hâlbuki bu davranışlar Aikido salonlarındaki rutin günlük davranış şekilleridir. Aikido salonlarında şu hâkimdir; İster yap ister yapma, yaparsan mükâfat alırsın, takdir edilirsin. Yaptığın davranışlarda özgür ol ve sınırını zorla. Ama zarar ve faydasına sen katlanırsın. Aksine, davranışın kendinden başka kimseye zarar veremez, doğrusunun faydasını sen görürsün. Ve paylaşmazsan asla doğruya, mükemmelliğe ulaşamazsın. Mükemmel ve hatasız yapan ilgi çeker alkış alır, takdir edilir. Boş veren zarar görmez ama takdir de görmez.

4. Tartışma ve Sonuç      
Araştırmalar göstermiştir ki savunma sporlarındaki biçimsel, kurallı çalışma  kişiler üzerinde kendilerine güven ve saygı açısından olumlu bir etki yapmaktadır. Yine araştırmalar göstermiştir ki bu sporları yapanların agresiflikleri azalmış, daha önceden var olan saldırgan tavırları terk edilmiştir. Sosyal becerileri ve topluma katılımları artmıştır. Stres ve sıkılganlıklarında önemli derecede azalma olmuş, doğru ve yerinde karar verme melekeleri artmıştır. Bu nedenle savunma sporu çalışmanın çocukların psikolojilerine olan bu olumlu katkısı, Aikido’nun hiperaktif çocuklar için en önemli pratik başvuru yollarından biri olarak tercih edilmesine nedendir.
Kaynakça
[3] http://www.rcsi.ie/fsem/docs/adhd%20treatment%20and%20diagnosis.ppt#25,1,ADHD: Diagnosis and Treatment.
[4]http://www.mehmetozdamar.com/index.php?durum=icerik&islem=tamamini_oku&no=11.
 
 
Prof. Dr. Kadri ARSLAN
Uludağ Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Matematik Bölümü, Bursa
 
Yorumlar


 Bu yazı için henuz yorum yapılmamış.

Sizin Yorumunuz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
En Çok Okunan Haberler
Eğitmenlerimiz
Ders Gün ve Saatleri
Bursa'da Faaliyet ...
Yamada San 6 ay Salonu...
Esat Yalman
Hızlandırılmış eğitim
Adres Bilgileri
Kendo ve İaido Eğitmen...
Fatih Topal
Yoga Eğitimi Başlıyor
Hava Durumu

Ankara
http://www.dmi.gov.tr/sunum/tahmingor-a1.aspx?g=1&m=ANKARA
İstanbul
http://www.dmi.gov.tr/sunum/tahmingor-a1.aspx?g=1&m=ISTANBUL
İzmir
http://www.dmi.gov.tr/sunum/tahmingor-a1.aspx?g=1&m=IZMIR
Haber Kategorileri
Döviz Bilgileri
USD 1,59 TL
EURO 2,06 TL
Köşe Yazarları
Prof Dr.Kadir Arslan
Hakan KAPLAN
Doc.Dr.Emre Sarandöl
Son Haberler
2010 Japonya
Ittō-ryū
Hakan Hoca Aikido Eğit...
1.Uluyama Budo Yaz Kam...
1.Uluyama Budo Yaz Kampı
Ahmet Kardeşimizin çoc...
Tate Gösterisi
Hava Kuvvetleri Komuta...
Japon Çocuk Oyunlarıyl...
Çocuk ve Aikido 3
Mail Listesi
Mail Adresi
Ad Soyad
Anket
Sitemizi Nasıl Buldunuz ?
Çok Güzel Olmuş  (%80)
Güzel  (%9)
Fena değil  (%5)
Kötü  (%5)
Çok Kötü olmuş  (%2)

Sayaç
Şu an sitede 53 kişi var.
Toplam Ziyaretçi: 20254

Dojo
Aktiviteler
Duyurular
Makaleler
İletişim
Multi Media
Basında Biz
KENDO & İAİ-DO
Dojo Kuralları
Çocuk ve Aikido
JO JUTSU
JUDO
AİKİDO
1996 Yılı Aktiviteleri
1997 Yılı Aktiviteleri
1998 Yılı Aktiviteleri
1999 Yılı Aktiviteleri
2000 Yılı Aktiviteleri
2001 Yılı Aktiviteleri
2002 Yılı Aktiviteleri
2003 Yılı Aktiviteleri
2004 Yılı Aktiviteleri
2005 Yılı Aktiviteleri
2006 Yılı Aktiviteleri
2007 Yılı Aktiviteleri
2008 Yılı Aktiviteleri
2009 Yılı Aktiviteleri
2010 Yılı Aktiviteleri
Başvuru Formu
Ulaşım
Adres
Anı Defteri
Karikatür
Fotoğraf
Video
Japon Basınında Biz
2010
2008-2009
2006-2007
2004-2005
2002-2003
2000-2001
1998-1999
1996-1997

RSS

 

 


Bu sitede Mplus Haber Portalı yazılımları kullanılmaktadır.